F. Scott Fitzgerald, Willa Cather'e İtalya'daki Capri Adası’ndan bir mektup yazdığında yirmi sekiz yaşındaydı. "Sizin en büyük hayranınız olarak," diye sözlerine başladı, "birtakım şüpheli kişilerin dikkatinizi celbedeceği üzere, sizden aşırdığım bazı satırların açıklamasını yapmak istiyorum." Bir açıklama ile sözlerine devam etti: 1923'te yeni romanı Muhteşem Gatsby üzerinde çalışırken, Cather'ın Kayıp Bir Kadın adlı romanı yayınlanmıştı ve Fitzgerald bu romanı “büyük bir zevkle okumuş” idi. Yine de kendi romanındaki bir satırın, Cather’ınkini andırıyor oluşu sadece bir tesadüfi bir ilhamdan ileri geliyordu.

Kayıp Bir Kadın’da Fiztgerald’ı endişelendiren satır, romanın son bölümündendi: “Gözleri birinin gözlerinin içine şöyle bir güldü mü, insana hayatında tadamayacağı vahşi bir zevki vaat eder gibiydi. ‘O zevkin nerede olduğunu biliyorum,’ diyordu sanki gözleri, ‘gel de sana göstereyim!’”  Fitzgerald, aynı şeyi Muhteşem Gatsby'deki Daisy Buchanan'a ilişkin satırında da ifade etmeye çalıştığını söylüyordu: “Sesinde, ona değer veren erkeklerin unutmakta zorlandığı bir heyecan vardı: şarkı söyleme dürtüsü, fısıldayan bir 'Dinle', bir süre önce neşeli, heyecan verici şeyler yaptığına ve bir sonraki saatte de neşeli, heyecan verici şeyler olacağına dair bir vaat.”

Fitzgerald, bunun "birkaç yıldır" birlikte olduğu bir kadının çekiciliği hakkında hissettiği bir duygu olduğunu ve aslında kendi satırının Cather'inki kadar "berrak, güzel veya etkileyici" olmamasına rağmen, "aslında benzerliğin kuşkusuz şekilde bariz" olduğunu belirtiyordu mektubunda. Benzerliği fark edince satırı kaldırmayı düşünmüştü, ancak birkaç kişiye danıştı ve kendi haline bırakmaya karar verdi. Bunun sadece bir tesadüf olduğunu ve kasıtlı bir intihal olmadığını kanıtlamak için, Kayıp Bir Kadın yayınlanmadan önce yazmış olduğu kendi romanının ilk taslağının iki sayfasını mektubuna dahil etti. Cather’ın dikkatinden kaçmayacağından emin olmak için sayfalardaki ilgili bölümleri yuvarlak içine almıştı.

Aşağıdaki mektup, Cather'ın Fitzgerald'ın mektubuna verdiği yanıttır. Günümüzde F. Scott Fitzgerald'ı 1920'lerin prototip yazarı ve Muhteşem Gatsby’yi Caz ​​Çağı'nın ikonik romanı olarak düşünmemize rağmen; bu akım, kitap yayınlandıktan on yıllar sonra ortaya çıkıyor. Fitzgerald, Cather'a mektup yazdığında, bazı erken başarılar elde etmiş ve büyük olma hırsı olan yeni bir yazardı. Cather ise çoktan kendini ispat etmiş büyük bir yazardı. Cather’ın mektuba verdiği cevap, yılların tecrübesinden gelen bir özgüveni yansıtırken; Fitzgerald’ın mektubu karşısındakine saygı dolu ve endişeli bir üsluba sahipti. Willa Cather, yazarların romanlarında aslında ortak bir insan deneyimini kaleme aldığını ve bazen bu deneyimi ifade ederken benzer satırların ve ifadelerin ortaya çıkabileceğini biliyordu. Fitzgerald ise büyük hayranlık duyduğu bir yazarla ilgili, kendi itibarını zedeleyen ya da yeni kitabının yayınlanmasını lekeleyen hiçbir asılsız suçlamanın olmayacağından emin olmak istiyordu.

 

Willa Cather’ın F. Scott Fiztgerald’a yanıtı:

Sevgili Mr. Fitzgerald,

Mektubunuzu almadan önce kitabınızı okumuş ve çok beğenmiştim ve şimdi dikkatimi çektiğiniz o pasajı okuduğumda açıkçası “Kayıp Bir Kadın” hiç aklıma gelmedi. Siz veya ben denemeden önce pek çok insan aynı şeyleri dile getirmeye çalıştı, ancak henüz kimse söylemedi. Sanırım kişisel çekiciliğe kapılmış olan herkes, bir şekilde, sonucun nedenden çok daha büyük olduğu konusundaki merakını ifade etmeye çalışıyor ve sonunda hepimiz eski bir düzene geri dönüyor ve bu hislere sebep olan sevimli yaratık üzerine değil, bizde bıraktığı etki ve izlenim üzerine yazıyoruz. Sonuçta, birinin güzellik hakkında söyleyebileceği tek şey, bundan ne kadar çok etkilendiğidir. Öyle değil mi?

En içten sevgilerimle,

Willa Cather

 

 

TOZLU KİTAPLIK
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR